Ersağ Hakkında

Fotoğrafım
Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümü mezunu... Muhtelif sektörlerde yönetici konumunda görev aldı... 2001 senesinden beri muhtelif radyolarda,radyo programları hazırladı ve sundu... Dört şiir albümü internet üzerinden dinleyicileriyle buluştu Kendini bildi bileli yazıyor,çiziyor ve seslendiriyor ve Kayıp Günlerin Düşü isimli kitabın yazarı. İkinci kitabın yazımı devam ediyor ve 2014 senesinden bu yana Ersağ Sağlıklı ürünleri insanlara anlatıyor.

9 Ocak 2019 Çarşamba

DÜNYAYI TEHDİT EDEN MANTAR; CANDİDA ( KANDİDA)

⚠️DÜNYAYI TEHDİT EDEN MANTAR ; CANDİDA (kandida) ⚠️


İLETİŞİM 0538 971 1155


📌📌 ÖN NOT; Araştırma konusunu alıntı yaparken yada kopyalarken konunun sonunda ki ismi soyismi SİLMEYİN!📌📌
☑️CANDİDA MANTARININ ÇOĞALDIĞINI GÖSTEREN BELİRTİLER
✔️1 - Kadınlarda genital bölgede kaşıntı ve akıntılar, sık mesane enfeksiyonu, erkeklerde prostatit
✔️2 - Giderek artan nefes darlığı, astım nöbetleri (mantarın akciğere bulaştığının göstergesidir)
✔️3 - Bağışıklık sisteminde zayıflama, buna bağlı enfeksiyon artışı
✔️4 - Sürekli tekrarlayan düzensiz burun tıkanıklığı, alerjik rinit
✔️5 - Mide asidinin azalmasına bağlı oluşan hazımsızlık
✔️6 - Mantara bağlı mikotoksin zehirlenmesiyle migren, panik atak davranışlar ve sinirlilik hali
✔️7 - Sık tekrarlayan ve değişen kabızlık veya ishal durumu
✔️8 - Genel enerji düşüklüğüne bağlı cinsel istekte azalma
✔️9 - Akne, sivilce artışı, saç dökülmesi ve saçlarda yağlanma
✔️10 - Ayak-el tırnaklarında ve kasıkta mantarın varlığı
✔️11 - Depresif bir hal ve uyuşukluk, konsantre olamama, unutkanlık
✔️12 - Sindirim sorunları ve sık gaz oluşumu
✔️13 - Mantarın bağırsaktaki şekeri tüketmesiyle artan şeker isteği buna bağlı karbonhidrat veya mayalanmış gıdalara aşırı istek duyma
✔️14 - Karındaki gazın diyafram kasını akciğerlere iterek baskı sonucu oluşan nefes darlığı
✔️15 - Dilde ve dişte yapışkan beyaz tabakalar
✔️16 - Alkol kullanılmadığı halde ağızda alkol kokusu
✔️17 - Alerjik astım, egzema, polen alerjileri ve yoğun kaşıntılar
✔️18 - Eklem ve kas ağrıları fibromiyalji (yumuşak doku romatizması)
✔️19 - Kalpte sıkışma hissi
✔️20 - Mantarın pankreas ve safra karaciğer enzimlerini azaltmasıyla birlikte sindirimin eksik olmasına bağlı olarak gaitada yağlanma, ağır koku ve sindirilmemiş yapılar.
☑️CANDİDA MANTARININ OLUŞUMUNA ZEMİN HAZIRLAYAN ETKENLER;
1- Güçlü bir antibiyotik veya kortizon kullanmış olmak
2- Katkı maddeli ve işlenmiş hazır gıdaların kullanılması, fast food
3- Uzun dönemli anti asit ilaç kullanımı
4- Whey protein gibi hazır sporcu içecekleri kullanımı
5- Doğum kontrol hapları, erkeklerde steroid kullanımı
6- Hepatit ve AIDS gibi hastalıkların varlığı
7- Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastası olmak
8- Bağışıklık sistemi zayıflıkları (Aids, Ms gibi)
9- Uzun yıllar klorlu su içilmesi
10- Ağır metallere bağlı bağışıklık sistemi yetersizliği (örneğin civalı amalgam diş dolguları)
11- Yoğun et tüketimine bağlı parazit aktivitesiyle gelişen mantar
12- Uyuşturucu kullanımıyla gelişen sindirim bozukluğuna bağlı mantar gelişimi
13 -Yoğun küf barındıran ortamlar da yaşamış olmak. Eski kitaplar, eski yatak ve eski halı ve mobilyalar yoğun küf barındırır ve bağırsak florasını bozabilir. Özellikle bazı astım türlerinim oluşmasının en büyük sebebi kapalı ve küflü ortamlarda yaşamaktır.
14- KİMYASAL TEMİZLİK ÜRÜNLERİNE maruz kalmayla oluşan bağışıklık sistemi sorunları (örn; çamaşır suyu, sıvı sabunlar, bulaşık kremleri vs)
15- Sezaryen doğuma bağlı bebeklik çağından itibaren bağırsak florasının sağlıksız olması
16-Yoğun stres (Stresin yoğunluğu hücre içi iyon kanallarının işleyişini bozarak her türlü kronik hastalığa yol açabilir)
17- B 12 eksikliğine bağlı sindirim bozukluğu tek başına candida hastalığına yol açabilmektedir.(SPRİLUNA)
⁉️Nasıl oluyor da CANDIDA kronik sindirim sistemi hastalıklarına yol açabiliyor ?
Çok detaylı bir konu olmakla birlikte özetlersek mantar; ince bağırsaktaki un, karbonhidrat ve şekeri etil ve metil alkol gibi çok zehirli kimyasallara dönüştürür.
Kana karışan bu kimyasallarla organizma içten içe zehirlenmeye başlar ve zamanla durum daha da ağırlaşır.
Mantar çoğaldıkça doğal faydalı bakterileri kolonisinin azalmasıyla besinler uygun şekilde yeteri kadar sindirilemez.
Sindirimdeki bozukluk bedenin esansiyel mineral ve vitaminlerden faydalanmasını engellemektedir.
Mantarın şekeri kullanmasıyla ortaya çıkan toksik yapılar endokrin hormon sistemini bozarak ✳️astıma, ✳️burun tıkanıklıklarına, ✳️mide ve safra salgılarının zayıflamasına, ✳️sindirim güçlüğüne, ✳️bağışıklık sistemi hastalıklarına ve ✳️alerjiye yol açar.
Mantarın ürettiği toksik maddeler beyin fonksiyonlarını bozarak ✳️sersemlik, ✳️baş dönmesi, ✳️unutkanlık, ✳️depresyon, ✳️uyku bozuklukları gibi farklı şikayetlere yol açabilmektedir.
Candida Mantarı tarafından salgılanan gliotoksin hormonu vücudun ☑️bağışıklık sistemini bozarak zamanla kısır bir döngüye yol açar.
Bu durum da mantar enfeksiyonu kronik bir hal alarak tüm bedene yayılır.
Candidanın salgıladığı Asetaldehid maddesi ✳️kırmızı kan hücrelerin işlevini bozarak dokulara oksijen taşınmasını azaltır bu durumda beyinde ve özellikle dalakta problemler oluşur.
➡️Candida mantarı, bir çeşit maya mantarıdır ve bütün sağlıklı insanlarda belirli miktarda bulunmaktadır. İnsanların çoğunluğu candida mantarı ile bir enfeksiyon yüzünden karşılaşsa da, bu maya, sindirimde ve besin değerlerinin emiliminde önemli bir rol oynamaktadır.
🥛Candida Mantarı için Evde Test🥛
🔸Sabah uyandığınızda, hiç bir şey yemeden önce ağzınızda bir miktar tükürük biriktirin ve bir bardağa tükürün. Ardından bardağa biraz su ekleyin.
🔸Bardakta olacak değişimleri gözlemleyebilmek için 30 dakika kadar bekleyin.
🔸Tükürüğünüzden bardağın dibine doğru çöken ip şeklinde şeylere rastlarsanız, bardaktaki su bulutlu bir görüntü alıyorsa veya bütün tükürüğünüz dibe çöküyorsa, bu; candida mantarı seviyenizle ilgili problemler yaşıyor olabileceğiniz anlamına gelebilmektedir.
Eğer tükürüğünüz üstte kalıyor ve suyun yüzeyinde yüzüyorsa, maya seviyeniz dengede demektir.
🔴Maya Seviyesini Doğal Yollarla Nasıl Düşürürüz?

🌱CANDİDA VE ERSAĞ🌱 
💠 PROBİYOTİK (1AY)
💠 SIVI PROPOLİS
💠 HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI
💠 ZENCEFİL& ZERDEÇAL ( 3 AY)
💠 ENGİNAR ( 3 AY )
(GIDA TAKVİYELERİ İLAÇ DEĞİLDİR)

🔷İşlenmiş karbonhidrat ve şeker tüketiminden uzak durun
işlenmiş karbonhidrat ve şeker
Bu besinler candidanın büyümesini daha da kötü bir hale getirir ve vücutta yayılmasına sebep olur. En iyisi semptomlarınız düzelene kadar bu besinleri minimumda tutmaktır.
🔷Mantar karşıtı yiyeceklerin tüketimini arttırın
Yüksek seviyedeki candida mantarı ile savaşmanın en iyi seçeneklerinden birisi doğal antibiyotik besinlerdir. Bu gibi besinlerin tüketiminde medikal ilaçlar gibi yan etkiler yaşama ihtimaliniz de yoktur. Önerilen bazı yiyecekler şunlardır:
🔺Sarımsak ve soğan
🔺Hindistan cevizi yağı
🔺Elma sirkesi
🔺Papatya
🔺Lavanta
🔺Zencefil
🔺Limon
🔺Kırmızı biber
🔺Probiyotik destekler alın
Probiyotikler maya dengesizliğinin etkilerini azaltan iyi bakterilere sahiptirler. Şu probiyotikleri tüketebilirsiniz:
Sade probiyotik yoğurt
Fermente edilmiş yiyecekler
Kapsül, tablet veya toz formundaki probiyotik destekleyici maddeler
🔺Stres seviyenizi azaltın
Yüksek seviyede stres yaşıyor olmak, kan şekeri seviyenizde negatif bir etki yaratabilir. Bu da direkt olarak vücuttaki maya üremesinin artmasını desteklemektedir.
Eğer candida testiniz pozitif çıkarsa, yüksek seviye stresten muzdarip olabileceğinizi değerlendirmelisiniz ve stresinizi azaltmak için çözüm aramaya başlamalısınız.
🔺Vücudunuzun doğal detoksunu destekleyin
salatalık suyu
Düzenli olarak vücudunuzu temizlemek zamanla vücudunuzda birikebilecek mayayı azaltmak için önemli bir yöntemdir. Fazla miktarda mayadan kurtulmak için aşağıdaki besinleri içeren bir detoks planı uygulamalısınız:
Kişniş
Maydanoz
Yapraklı yeşil sebzeler
Pancar
Kara hindiba
Su yosunları
Enginar
Zerdeçal
Elma
Araştıran, Hazırlayan Özlem Ayral

ASTRAGALUS (ÇİN GEVENİ)



🌱
ASTRAGALUS ( ÇİN GEVENİ ) FAYDALARI🌱  (İLAÇ DEĞİLDİR)

İLETİŞİM 0538 971 1155



📌📌 ÖN NOT; Araştırma konusunu alıntı yaparken kopyalarken konunun sonunda ki ismi soyismi SİLMEYİN!📌📌
Türkiye'de 'Geven otu' çeşitlerinden biri olarak bilinen Astragalus'un yaşlanmayı durdurduğunu biliyor muydunuz? İşte geven otu (Astragalus) hakkında bilinmeyen tüm gerçekleri sizler için araştırdım...
Geven otu (Astragalus), alternatif tıpta kullanılan önemli bitkilerden biridir. Anavatanı Asya ülkeleri olan bu bitki, baklagiller ailesine aittir. Geleneksel tıpta birçok hastalıkla mücadele etmede yardımcı olarak kullanılır.
Geven otunun, bilinen en yaygın özelliği yaşlanmayı engellemesidir. Çeşitli amaçlar için kullanılan bitki, vücuttaki hücrelerin sağlıklı ve uzun ömürlü olmasını sağlar. Birçok güzellik ürününün ham maddesi olarak da kullanılır.
💠GEVEN OTUNUN (ASTRAGALUS) FAYDALARI;
✳️ Vücutta oluşan ödem ve iltihaplı hücreleri azaltıcı özelliği vardır.
✳️Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun kanser hücrelerine karşı direncini arttırır.
Bağışıklık sistemini büyük ataklardan korumaya yardımcı olan antioksidan etkilerinin yanı sıra , astragalus’un adaptojenik nitelikleri aslında bağışıklık sisteminizin yabancı bir patojen ve maddenin kullanımında daha akıllı ve daha etkili hale gelmesine yardımcı olabilir, dolayısıyla genel gücü arttırır. Basit soğuk algınlığı ve enfeksiyonlar için bağışıklık sisteminizin.
✳️Kişinin vücudunda oluşabilecek tümörlerin büyümesini yavaşlatır.
Gastrik Kanseri Önler
Kanser tedavisini aramak tıp dünyasını on yıllardır taklit etti ve modern bilimin büyük gizemlerinden biri olarak bizi gizlemeye devam ediyor.Birçok insan astragalus özü de dahil olmak üzere, inkar edilemez etkileri nedeniyle, bitkisel ilaçlara dönmeye başladı . Araştırmalar, astragalusta bulunan saponinlerin, mide kanseri hücrelerinin proliferasyonunu, hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları gerekli oksijene ulaşmasını engelleyerek önlediklerini göstermiştir . Bu gelişimin ilk aşamalarındadır, ancak bu diğer kanser türleri için de son derece umut verici bir durumdur.
✳️Kemoterapi gören hastaların semptomlarını azaltır.
an hücrelerini yenileyip koruyan geven otu, kalp ve damar sağlığını da korur.
Örneğin kemoterapi sonrası beyaz kan hücresi düzeyi düştüğünde geven sekiz haftalık bir süre boyunca bu düzeyi yükseltebilmektedir.
✳️Antioksidatif özelliği olan geven otu, yaşlanmaya meyilli cilt hücrelerini yeniler. Bu özelliği sayesinde cilt hastalıklarının tedavisinde de kullanılır.
Anti-aging özellikleri
Bu belki de astragalus’un en önemli ve popüler kullanımıdır, çünkü herkes “sonsuza kadar yaşamak” ister.Astragalus ve antioksidan potansiyeli üzerine çok fazla araştırma yapılmıştır . Yüzdeki yaşlanma belirtilerini azaltmaya, dokunun yeniden büyümesini teşvik etmeye, serbest radikalleri yok etmeye ve kronik hastalık belirtilerini önlemeye veya tersine çevirmeye önemli ölçüde yardımcı olabilir. Kanıtın görmezden gelmek çok zor oluyor ve giderek daha fazla insan astragalusa apaçık anti-aging etkileri nedeniyle dönüyor. Bu özellikle cilt için geçerlidir ve lekeler, kırışıklıklar ve yaş lekeleri için , astragalus özü güçlü bir ilaç olabilir.
✳️Hücreleri yenileme özelliğinin yanı sıra hasara uğramış hücreler içerisinde iyileştirici etkiye sahiptir.
✳️Kalp Sağlığını Korur
Çoğu insan ciddi kalp rahatsızlıklarının ortaya çıkmasını önleme yolları aramasına rağmen, gerçek şu ki, kardiyovasküler problemler modern dünyada en yaygın kritik hastalıklardan bazılarıdır. Bu nedenle, felç gibi ciddi bir bölümden sonra kalbi korumak için gösterilen astragalus gibi bir bitki de çok değerlidir.
Araştırmalar İNME SONRASI ekstraktını tüketmenin, kanın belirli bölümlerine geri döndüğü zaman arter duvarlarını güçlendirmeye ve sinir fonksiyonlarını korumaya yardımcı olabileceğini göstermiştir. Bu ayrıca kalbin işlevselliğini düzenlemeye yardımcı olabilir. Bu büyük ölçüde bu temel bitkinin antioksidan etkilerine atfedilir. Bu bitki, kronik kalp yetmezliğinden muzdarip insanlar için de önemlidir, zira yürürlükte olan kalplerdeki atak sıklığını önleyebilir.
✳️Alerji Yardımı
Milyonlarca insan mevsimsel alerjilerle sonbahar ve bahar acılarını harcıyor. Saman nezlesi hiç kimsenin tam olarak çözemeyeceği bir şeydir, ancak astragalus kök ekstresi alerjik reaksiyonların şiddetini azaltmada büyük umut vaat etmiştir. Kimyasal yolun tam olarak anlaşılmamasına rağmen, astragalusta bulunan kimyasal bileşenlerin, akıntılı burunlar, kaşıntılı gözler ve diğer tahriş edici semptomlar gibi alerjik reaksiyonlara neden olan histaminlerin salınmasını önleyebileceğine inanılmaktadır .
✳️Stresi azaltır
Stres hormonları kontrol altında tutulmadığında sağlıklı bir sisteme zarar verebileceğinden, yüksek anksiyete ve kronik stres çok tehlikeli olabilir. Bu nedenle, gevşemenin yollarını bulmak önemlidir ve astragalus, stres düzeylerinin azaltılmasına ve genel olarak barış ve sakinleşmeye atfedildi. Ruh hali değişimlerinden ve sürekli sinir gerginliğinden muzdarip olanlar için, astragalus hormonal seviyenizi yeniden dengeleyebilir.
✳️Uyku Sorunlarını Azaltır
Eğer varsa [acıden uykusuzluk , uykusuzluk ya da kesintiye uyku alışkanlıkları, geven kökü ekstresi düzenli tüketimi hızla geri sağlıklı Günlük ritim içine alabilirsiniz. Genel sağlık, metabolik verimlilik ve hormonal denge teşvik ederek, astragalus kesintisiz, dinlendirici bir uyku sağlamak için yardımcı olabilir.
📌GEVEN BİTKİSİ NEYE İYİ GELİR EK BİLGİLER?
Bağışıklık sistemi desteği
Viral enfeksiyon
Tonik
👉Batı bitkisel tedavisinde dok­torlar geveni adaptojen olarak; yani bedeni fiziksel, mental ve duygusal streslerden koruyarak bağışıklık sistemini güçlendiren bir bitki olarak tavsiye ederler.
👉Geven aynı zamanda üst solunum yolu enfeksiyonlarında, gripte, astımda, alerjide, sindirim sistemi bozukluklarında, soğuk algın­lığını önlemede ve soğuk algınlığı tedavisinde tavsiye edilir.
Eğer "tedbir tedaviden iyidir" sözü doğruysa geven bunu kanıtlayan bitkinin ta kendisidir. Örneğin soğuk algınlığında ekinezya gibi birçok bitki üst solunum yolu enfeksiyonu baş gösterdikten sonra kullanılır. Geven kökü ise önleyici olarak kullanılır; virüsleri ve bakterileri sizi hasta etme­den önce uzaklaştırır. Laboratuar araştırmaları da bunu desteklemektedir:
👉Geven kökünün ekstresi beyaz kan hücrelerinin işlevini arttırır ve hatta sağlıklı insanlarda bile antikor düzeyini yükseltir. Gevenin enfeksiyonları önleme ve bakteriyel ve viral enfeksiyonları başladıkları gibi yenebilme­sindeki başarısı interferon seviyesinin yüksel­mesinden kaynaklanıyor olabilir. İnterferonlar bağışıklığı harekete geçiren proteinlerdir; viral enfeksiyonlarla ve tümörlerle mücadele ederler. Gevenin bağışıklık sistemine bahşettiği faydalar sayesinde üst solunum yolu enfeksiyonu, özellikle de bu tür virüslerin tavan yaptığı kış aylarında ve özellikle soğuk algınlığına ve gribe yatkın kişilerde önlenmiş olur.
⚠️Dikkatli Sözler: Bu faydaların çoğu gerçek olamayacak kadar iyi görünse de, vücuda karşı çalışabilecek bir şey vardır. Eğer varsa [muzdarip] gibi bir otoimmün hastalığı, lupus , HIV , MS veya romatoid artrit , Astragalus aslında bu bitkinin kullanımını önlemek gerekir, böylece bağışıklık sisteminin aktivitesini ve gücünü artırarak semptomlarınızı derinleşebilir. Bitkisel veya sağlık tedavinizdeki büyük değişikliklerde olduğu gibi, önce eğitimli bir tıp uzmanıyla konuşmak akıllıca olacaktır.
İLAÇ DEĞİLDİR!
Araştıran, Hazırlayan Özlem Ayral

POLEN KAPSÜLÜ VE ERSAĞ


İLETİŞİM 0538 971 1155

POLEN KAPSÜLÜ (İLAÇ DEĞİLDİR)

ÖN NOT; Araştırma konusunu alıntı yaparken kopyalarken konunun sonunda ki ismi soyismi SİLMEYİN!

Eskiden beri günümüze kadar bilinen ve bir kültürel miras olarak bize kullanımı öğretilen polen, vücut şifa, bakım, onarımın temelini teşkil etmektedir. Polen kaba bir tabirle çiçek tozu demektir. Ayrıca polenler, 10 yıl kadar canlı kalabilirler.

POLEN VE BİLEŞİMİ
Polende, tüm vitaminler ve minerallerin insan yaşamı için en ideal oranlarda bulunması, en üstün özelliğidir. Vitamin A, C, E ve özellikle B-kompleks vitaminleri yönünden zengindir. Ayrıca yüksek oranda protein (%20–25, 22 çeşit amino asit) içerir. Kalsiyum, magnezyum, selenyum mineralleri, nükleik asit, lektin, sistein diğer vitaminleri ihtiva eder. Peki, bu kadar çiçek tozu nasıl bir araya getirilebilir. Polen, bal arıları tarafından toplanmaktadır. Bu polenlerin tablet yani kapsül haline getirilmesi, insanlığa sunulmuş en büyük hizmetlerden biridir.
Polen çiçekli bitkilerin erKek üreme hücresi olup, bal arıları tarafından toplanır. Arının kendi ana besinidir. Polen, protein (25-30), karbonhidrat, tüm serbest amino asitler, temel yağ asitleri, mineral maddeler, B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak C, D, vitaminleri, doğal hormon, enzim, koenzim, pigment, karbonhidrat ve fermentler içermektedir. Arı poleni, karotenoidler, flavonoidler ve fitosteroller açısından zengindir. Bu bileşenlerin oranları arının poleni topladığı bitkisel kaynaklara ve büyüme şartlarına göre değişmekle birlikte, beta-karoten, beta-sitosterol, isohamnetin, kaempferol, likopen, quercetin ve rutin içeriğinin sabit olduğu saptanmıştır

👉NASIL KULLANILABİLİRİZ
Polen kapsülleri, günlük 2 veya 3 kapsül yemek öncesi veya yemek sonrası kullanılabilir. Gebe bayanların ve 12 yaş üstü çocukların kullanmadan önce bir doktora danışmalarında yarar vardır. Ayrıca polen kapsülleri kullanımında arı ürünlerine alerjisi olan kişilerin, kanı sulandırıcı ilaçlar kullananların ve yüksek tansiyon problemi olanların da doktora danışarak kullanmaları önerilmektedir.

⚱️Polen kapsüllerinin faydalarını sıralayacak olursak;
🌀Polen günlük B vitamini ihtiyacını karşılar.
🌀Yapısındaki bileşenler sayesinde bağışıklık sisteminin güçlendirir.
🌀Vücuda zindelik verir. Kansızlığın giderilmesinde etken rol oynar.
🌀Çocukların gelişiminde önemli rol oynar.
🌀Sinir sisteminin düzenlenmesinde yardımcı olur.
🌀Stresle mücadeleye birebirdir.
🌀Anti bakteriyel etkisi vardır.
🌀Kan basıncının düzenlenmesinde kullanılır.
🌀Üriner sistem hastalıklarında kullanılır.
🌀İsteksizlik, erken boşalma, iktidarsızlık gibi sorunlarda kullanılır.
🌀Hücre yenileyici, dokuların yaşlanmasını geciktiricidir.
🌀Menopoz, andropozun kolay atlatılması için kullanılır.
🌀Gebeliğin rahat atlatılmasını sağlar. Anne sütünü artırır.
🌀Sindirim sistemi (gastrit, ülser) ve basurda kullanılır.
🌀H vitamini sayesinde gelişmeyi kolaylaştırır ve hızlandırır, deri ve göz kapağı iltihaplarını önler
🌀İçinde bulunan rutin sayesinde fazla kanamayı engeller.
🌀Kalp kasının çalışmasını güçlendirir.
🌀Bağırsak iltihaplarını iyileştirir
🌀İştah açıcıdır.
🌀Kabızlık ve tıkanmaları ortadan kaldırır.
🌀İshali giderir.
🌀Bağırsak mikroplarını düzenler.
🌀İnsanlarda kuvvet şurubu etkisi yapar.
🌀Düşünme yeteneğini artırır.
🌀Kandaki alyuvar sayısını % 25-30 oranında artırır.
🌀Hemoglobini % 15 oranında artırır.
🌀Görme yetisini artırır.
🌀Cystin aminoasidi, saçın gelişmesine katkıda bulunur.
🌀Prostat hastalığına faydası vardır.
🌀Zekâyı çalıştırır.
🌀Hemeroid rahatsızlığını giderir.3764_polen_6
🌀Yüksek tansiyonu düzenler.
🌀Soğuk algınlığını giderir.
🌀Kanser tedavisinde destekleyici olarak görev yapar.
🌀Alerjilere karşı vücut direncini artırır.
🌀Atletler enerjilerini ve dirençlerini artırmak için kullanırlar.

Yukarıda sayılanlardan çok daha fazla faydası olduğu bilinmektedir ve ilerleyen teknoloji sayesinde daha birçok faydası keşfedilecektir.
Hazırlayan, Araştıran Özlem Ayral

ARI SÜTÜ VE ERSAĞ


İLETİŞİM 0538 971 1155


ARI SÜTÜ TABLETİ (İLAÇ DEĞİLDİR)

📌📌 ÖN NOT; Araştırma konusunu alıntı yaparken kopyalarken konunun sonunda ki ismi soyismi SİLMEYİN!📌📌
Arı sütü kapsülü, diğer tüm kapsüller gibi asıl maddenin tabletler haline getirilmesi ile elde edilir. Bir çeşit yoğunlaştırılmış ürün gibi. Arı sütü kapsülü de 5- 15 günlük işçi arıların baş bölgelerindeki salgı bezlerinden salgıladıkları besinin tabletler haline getirilmesidir. Tabletler halinde olması kişiye kullanım kolaylığı ve ürünü kolay elde edebilme imknı sağlar.
Arı sütünün en önemli özelliklerinden biri iyileştirici özelliğidir. Arı sütünün Yüzde 65′i su, yüzde 35′i ise protein, yağ, şeker ve vitamin ihtiva eden kuru maddeden meydana gelmektedir.
Arı sütü, çocukluktan yaşlılığa kadar kullanılabilen, oldukça faydalı bir besindir. İçinde birçok bileşen bulunan arı sütü, en değerli besin kaynaklarından biridir. Dünya’da üretilmesi en zahmetli ve en pahalı sütü olan arı sütü, A, C, D ve E vitaminleri bakımından zengin olmakla beraber; B vitamini kompleksi, amino asitler, fosfor, selenyum, çinko, magnezyum gibi birçok mineral, vitamin, hormon ve enzimleri de eş zamanlı olarak bünyesinde bulunmaktadır. Bu sayede de bağışıklık sisteminden, kısırlığa, antioksidan etkilerinden, unutkanlığa kadar birçok alanda fayda sağlamaktadır.
İşçi arılar, yalnızca larva dönemlerinde 6 gün kadar arı sütü ile beslenmektedir. Kraliçe arılar ise devamlı olarak arı sütü ile beslenmektedir. Bu sayede de kraliçe arılar, kendi ağırlıkları kadar yumurtlayabilmektedir.
Kraliçe arıların yaşam kaynağı olan arı sütü; insan metabolizmasına en yararlı besin olmasının yanında bağışıklık sistemi üzerinde güçlendirici etkisiyle bilinmektedir. İşçi arılar yalnızca 6 hafta yaşarken, yalnızca arı sütü ile beslenen kraliçe arılar 6-7 sene boyunca yaşamaktadır. Bununla beraber arı sütü ile beslenmeyen arıların üreme yetileri bulunmazken, kraliçe arılar dünyadaki en doğurgan canlıların başında gelmektedir.
🌀ARI SÜTÜNÜN FAYDALARI?
🐝Arı sütünün en önemli özelliklerinden biri iyileştirici özelliğidir.
🐝Arı sütü; sinir sistemi hastalıklarında,
🐝Kronik yorgunluk sorununda,
🐝Kısırlık problemlerinde,
🐝Damar sertliği tedavilerinde,
🐝İnsana güç ve zindelik kazandırmakta oldukça faydalıdır.
🐝Arı sütü, bağışıklık sistemini güçlendirir ve bünyede bulunan zararlı bakteri ve mikropları öldürmektedir.
🐝Çocukların zihinsel ve ruhsal gelişimine katkı sağlamakla beraber, özellikle büyüme çağındaki çocuklar için kas ve kemik gelişimini desteklemektedir.
🐝Romatizma hastalıklarının belirtilerini hafifletir.
🐝Tansiyon hastaları üzerinde yapılan çalışmalarda tansiyonu dengelediği rapor edilmiştir.
🐝Kronik yorgunluğa iyi gelir.
🐝Solunum yolu hastalıklarına karşı oldukça faydalıdır. Özellikle de astım, bronşit, nefes darlığı gibi hastalıklarda akciğerleri temizleme özelliği vardır.
🐝Hücre yenileyici etkisi sayesinde saç dökülmesine karşı kullanılır.
Yine hücre yenileme özelliği nedeniyle cilt kırışıklıkları için tedavi edici özelliği vardır.
🐝Midenin rahatlamasına yardımcı olarak ülser ve gastrit hastalarının belirtilerini hafifletir.
🐝Kalp ve damar sistemini desteklemektedir.
🐝Damar tıkanıklığını hafifletmekte ve kan akışını düzenlemektedir.
🐝Sara hastalığında nöbetlerin hafiflemesine yardım eder.
🐝Arı sütünün doğal bir insülin gibi kandaki şekeri yakar. Bu sayede de şeker hastalarının insüline olan ihtiyacını azaltabilir.
🐝Genel olarak vücudun ve fonksiyonların performansını arttırmaktadır.
🐝İçerisinde bulunan A, D, E, K, H ve B kompleks vitaminlere sahiptir. Bu sayede vücudun ihtiyaç duyduğu birçok vitamin tek bir besinden karşılanabilir.
🐝HDA-10 içeren arı sütü, insan metabolizmasına olumlu etkiler sağlamaktadır.
🐝İçerdiği 22 farklı esansiyel amino asit sayesinde büyüme çağında olan çocuklar ve spor yapan kişiler için oldukça destekleyici bir besindir.
🐝Hastalıklara karşı olan direncin artmasını sağlayan arı sütü, kansere karşı koruyucu özelliği sayesinde antioksidan özelliğine de sahiptir.
🐝Kanser hastalarına, savaşlarında oldukça büyük bir destek verir.
🐝Kalp ve damar sistemini güçlendiren arı sütü, cerrahi müdahale geçirmiş olan kişilerde daha çabuk iyileşmeyi sağlar.
🐝Damar tıkanıklarını gidermeye destek olur.
Yüksek tansiyon için fayda sağlar. Ancak kontrol altında kullanılması gerekmektedir.
🐝Hafızayı güçlendirmeye fayda sağlayan özelliği ile unutkanlık sorunlarını hafifletir.
🐝Şeker hastaları için oldukça önemlidir. Arı sütünde bulunan B3, niasin ve biyotin sayesinde kandaki şeker oranı kontrol altında tutulur.
🐝En doğal ve en güçlü antidepresanlardan kabul edilir.
🐝Hücrelerin yenilenmesini hızlandırır ve tetikler, böylece yaşamın tazelenmesini getirir.
🐝Deri problemlerini hafifletir. Tenin güçlenmesini sağlar ve cilde aydınlık bir görünüm kazandırır.
🐝Anne karnından büyüme çağına kadar gelişime büyük bir katkı sağlar.
🐝İçerdiği vitaminler sayesinde zindelik verir.
🐝Yoğun antibiyotik kullanıcılarını destekleyici besin olarak takviye eder.
🐝Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır ve hızlandırır. Kabızlığı önler.
🐝Reflü ve ülser rahatsızlıklarında rahatlatıcı etkisi vardır.
🐝Alerji sorunu olan kişilere karşı fayda sağlar. (Arı ürünlerine alerjisi olanlar hariç olmak üzere)
🐝Fizik kondisyonu artırır ve korur.
🐝Uzun süreli idmanlar için önemli bir motivasyon kaynağıdır.
🐝Antibakteriyal özelliğe sahiptir.
🐝Sperm sayı ve kalitesinin artmasını sağlayarak kısırlığa karşı doğal bir koruyucudur.
🐝Uyku sorunlarını hafifletmektedir.
🐝Adale ve kas sorunlarının daha hızlı onarılmasına destek olur.
🐝Kötü kolestrol seviyesini düşürken, iyi kolestrolu dengeler.
🐝Kemoterapi ve Radyoterapinin güçlü yan etkilerine karşı beden direncinin artmasını sağlar.
🐝Sırt ağrısına faydalıdır. Özellikle de siyatik, lumbago ve disk sorunlarına karşı iyi gelir. Kas gevşetici etkisi ve yorgunluğu alması ile bu hastalara daha zinde hissettirebilir.
🐝Saç dökülmesine karşı doğal tedavi yöntemlerinden kabul edilen arı sütü, şampuana %3 oranında katıldığında ve düzenli olarak kullanıldığında saç dökülmesini %80’e kadar azaltabilmektedir.
🐝Ağız yoluyla tüketilmesi durumunda cildi güzelleştirmektedir. Özellikle de kırışıklıklara ve güneş lekelerine doğal bir tedavi sağlamaktadır.
🌀ARI SÜTÜ KULLANIRKEN!
Arı sütü kullanırken mutlaka dikkatli olunmalıdır. Çocuklar ve kalp ritim bozukluğu olan kişiler yalnızca bir uzman kontrolünde arı sütü kullanmalıdır. Arı sütünün ne oranda kullanılacağı mutlaka bir uzmana danışılarak belirlenmelidir. Aşırı doz arı sütü kullanımında ya da yanlış formda arı sütü kullanma durumunda, alerjik reaksiyonlar meydana gelebilir ya da şiddetli durumlarda zehirlenme ortaya çıkabilir. Bu sebeple de bal ya da polene alerjisi olanların arı sütü kullanması önerilmemektedir. Arı sütü; piyasada saf jel kıvamında bulunabilir. Ancak macun ya da tablet gibi formlarda da temin edilir. Saf arı sütü yetişkinlerde günde 2 gram kullanılabilir. Ancak 1 yaşının altındaki çocuklarda kesinlikle arı sütü kullanılmamalıdır. Macun formundaki arı sütleri ise çoğunlukla polen ve bal ile karışım halinde bulunmaktadır. Bazı çeşitlerde bu karışıma propolis de eklenmiştir. Bu preparatları kullanırken güvenilir olmasına ve kullanım dozajına dikkat etmek oldukça önemlidir.
📍📍Arı sütü nasıl kullanılır?
👉Arı sütü buzdolabında muhafaza edilmelidir. Donmuş arı sütleri -18 derecede 18 ay kadar bozulmadan saklanabilir. Buzdolabında ise 2 ay süre içinde tüketilmesi gerekmektedir.
👉Arı sütü kesinlikle metal kaşık ile tüketilmemelidir. Metal kaşık yerine tahta ya da plastik kaşıklar tercih edilebilir.
👉Güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır. Arı sütü ve bal birlikte karıştırılarak tüketilebilir.
👉Kilo sorunu olan ya da kalori alımını kısıtlaması gereken kişiler, arı sütünü saf halde kullanmalıdır. Arı sütü, plastik ya da tahta bir kaşıkla tüketilebilir. En az 2 dakika dil atında tutularak tüketilmesi önerilir. Aç karnına arı sütü tüketimi yapılmalı ve 10 dakika süre boyunca herhangi bir şey tüketilmemelidir. Kilo sorunu olmayan kişiler; arı sütü, bal, çekilmiş keten tohumu gibi öğeleri arzularına göre çeşitli oranlarda karıştırıp kullanabilirler.
👉Arı sütü; bal ya da sütle beraber tüketilebileceği gibi; saf halde sabahları aç karnına tüketilebilir. Dil altından tüketilmesi gereken arı sütü; normal koşullarda her kişi için farklı dozlarda tüketilmesi gereken bir besindir. Şayet egzersiz yapılmıyorsa, obezite ya da fazla kilolu olma eğilimi varsa, genç ve yetişkinlerde kilo kontrolü sağlanarak arı sütü tüketimi yapılmalıdır. Arı sütü, dengeleyici özelliğinin yanında, metabolizmayı hızlandırmasıyla da kilo vermeye yardımcı olabilir. Ancak bu özellik, yalnızca hareketli bir yaşam tarzını benimseyenlerde ortaya çıkmaktadır.
Araştıran, Hazırlayan Özlem Ayral

FİBROMİYALJİ VE ERSAĞ


İLETİŞİM 0538 971 1155

FİBROMİYALJİ (AĞRI) HASTALIĞI VE ERSAĞ
📌📌 ÖN NOT; Araştırma konusunu alıntı yaparken, kopyalarken, konunun sonunda ki ismi soyismi SİLMEYİN!📌📌
⚠️ LÜTFEN KONUYU DİKKATLİCE OKUYUN. GİDA TAKVİYELERİNİ NEDEN VERDİĞİNİZİ BİLMENİZ ÖNEMLİ. TEŞHİS OLMADAN ÜRÜN ÖNERMEYİN. METABOLİK FARKLILIKLARI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUN. DANIŞANINIZIN KULLANDIĞI İLAÇLAR DA ÖNEMLİ. VE GİDA TAKVİYELERİ İLAÇ DEĞİLDİR.
💠FİBROMİYALJi'DE ERSAĞ GIDA TAKVİYELERİ
👉 OMEGA 3 (SÜREKLİ)
👉 SARI KANTARON (İLK 3AY)
👉 KALSİYUM, MG, ÇİNKO (İLK 3 AY)
👉 C VİTAMİNİ KOMPLEKSİ ( 3AYDA BİR 15 GUN ARA İLE KULLANIMA DEVAM EDİLEBİLİR
👉 AKGÜNLUK (İLK 3 AY)
👉GİNGKO (İKİNCİ 3 AY)
👉GOTU KOLA (İKİNCİ 3 AY)
👉 SIVI PROPOLİS ( SÜREKLİ)
📌 İLK AY PROBİYOTİK (İLK 1 AY)
Konunun tamamını okuduğunuzda neden bu takviyeler olduğunu anlayacaksınız.
Fibromiyalji, geceleri yeterince uyumanıza rağmen sabah kalktığınızda kendinizi hiç uyumamış gibi hissettiren yumuşak doku romatizmasıdır. Genellikle yaşam tarzının değiştirilmesi ile tedavi edilebilen Fibromiyalji, stres devreye girdiği an yeniden tekrarlayabiliyor.
💠Fibromiyaljiyle, bu hastalıkları karıştırmayın
🔺Bel ve boyun ağrıları
🔺Kronik yorgunluk sendromu
🔺Depresyon
🔺Hipotiroidi
🔺Uyku bozuklukları
Fibromiyaljinin nedeni çok iyi bilinmese de yapılan araştırmalar genetik faktörlerin çok önemli olduğunu gösteriyor. Buna bağlı olarak 1. derece yakınlarında fibromiyalji görülen kişilerin bu hastalığa yakalanma riski 8 kat artıyor. Aynı zamanda çevresel faktörler de fibromiyalji sendromuna neden olan önemli nedenlerden biri. Özellikle çocukluk çağlarında geçirilen fiziksel ve duygusal travmalar fibromiyalji için büyük risk faktörleri arasında kabul edilir.
🔁Fibromiyalji aynı zamanda psikolojik boyuta sahip bir hastalıktır. Depresyon hastalarında, uyku bozukluğu alanlarda ve anksiyetesi yüksek olan kişilerde fibromiyalji çok daha fazla görülüyor. Genellikle 25-55 yaş aralığındaki kadınlarda daha sık görülen Fibromiyalji sendromu (yumuşak doku romatizması)erkeklerde ve çocukluk döneminde de görülebilmektedir. Hastalık özellikle eğitim ve ekonomik düzeyi ortalamanın üzerinde olan kişilerde daha sık görülmektedir. Mükemmeliyetçi ve işkolik kişilik yapısı da fibromiyalji hastalığına yakalanma nedenleri arasında gösterilebilir. Gazetecilik, Mimarlık, Finans Sektörü gibi meslekler ile uğraşanlarda fibromiyalji sıklıkla görülür. Ayrıca işini sevmeyen kişilerde de fibromiyalji görülür. Mutsuzluk ağrıları artıran bir faktör olduğu için yaptığı işten memnun olmayanlar da en az stresli mesleklerde çalışanlar kadar fibromiyalji olma riskine sahiptir.
Genel olarak bakıldığında Fibromiyalji nedenleri uyku bozukluğu, ağrı algılama bozukluğu, santral sinir sisteminde nörotransmitter denilen maddelerin dengesizliği, sinir sistemi ve hormonal sistem bozukluğu, kas ve kas işlevlerinde bozukluk, sempatik sistemin aşırı çalışması olarak sıralanabilir.
💠Fibromiyalji Belirtileri💠
Fibromiyalji belirtileri çok keskin olmamakla birlikte en önemli belirtisi vücudun belli yerlerinde görülen hassasiyettir. Bunu yanı sıra fibromiyalji özellikle ağrı ve sabahları zor uyanma ile kendini belli eder. Nefes almada zorlanma ve kulak çınlaması da en büyük fibromiyalji belirtilerindendir.
Fibromiyalji sendromu olan kişilerin özel bir karakteri vardır. Kendilerinden beklentileri çok yüksektir, mükemmeliyetçidir, çok titizdir ve duygu durumları çok çabuk değişir. Bu kişilerin stresli zamanlarında ağrılarının artma ihtimali çok yüksektir. Özellikle bel ve boyun ağrıları, kronik yorgunluk sendromu, depresyon, hipotiroidi ve uyku bozuklukları ile karşılaştırılan fibromiyaljinin belirtileri şöyle sıralanabilir;
▶️Herhangi bir ağrıyı normalden daha fazla algılamak.
▶️Ağrı yapmayan uyarıcıları da ağrı gibi hissetmek.
▶️El ve ayaklarda karıncalanma hissi ve uyuşma
▶️Çarpıntı
▶️Egzersize karşı dirençsizlik
▶️Kabızlık, ishal ve gaz şikayetleri
▶️Depresyon hali
▶️Hafıza problemleri
▶️Gün boyunca yorgunluk hissi
▶️Dinlenemeden uyanmış olma hissi
▶️Uyku kalitesinde azalma
▶️Noniseptif uyarılar nedeniyle, ağrının azaltılması ile hissedilen genel hassasiyet
▶️Konsantrasyon bozukluğu, yeni şeyler öğrenme zorluğu
▶️Kişiye göre değişen ödem hassasiyeti
▶️Hastaların % 30-50’si eklem hipermobilitesine sahiptir.
▶️Vücudun üst kısmı ile sınırlı olan kızarma eğilimi
▶️Vücudun belli noktalarından aşırı hassasiyet de bu hastalığın en belirgin özelliği sayılır.
💠Fibromiyalji İçin Hangi Doktora Gidilmeli?💠
Fibromiyalji belirtileri fark edilir edilmez teşhis için tam donanımlı bir hastanenin romatoloji uzmanına, tedavi içinse fizik tedavi ünitelerine başvurmak gerekir. Oldukça karmaşık bir hastalık olan fibromiyalji için multidisipliner bir tedavi uygulanır. Psikolog ve fizyoterapist dışında pek çok branştan da destek alınabilir.
💠Fibromiyalji Teşhisi💠
Fibromiyalji teşhisi hastanın öyküsü, hastalık belirtileri ve fiziki muayene ile konur. Fibromiyalji teşhisi için üç ay şikayetlerin ve belirtilerin devam etmesi gerekir. Fibromiyalji muayenesinde tender point denilen vücudun 18 hassas noktasından yaklaşık 11’inde bu ağrılı noktaların bulunup bulunmadığı tespit edilir. Bu referans noktalarında hastanın aşırı hassas olması temek şart kabul edilir. Fibromiyaljinin sadece kan tetkiklerinde ortaya çıkmasını beklememek gerekir. Ancak kan tetkikleri ayırıcı tanı için istenebilir. Sık sık başka hastalıklarla karıştırılan fibromiyaljide, bu karışıklığı önlemek için yapılacak tetkikler büyük önem taşır.
💠Fibromiyaljiden korunmak için bunlara dikkat edin!
📍Düzenli olarak egzersiz yapmak çok önemlidir. Özellikle gevşeme egzersizleri, germe egzersizleri, kardiyovasküler kondüsyon egzersizleri, düşük yoğunlukta yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme, su aerobiği gibi aktiviteler faydalıdır.
📍Fibromiyalji tedavisi için kullanılan ilaçlar, ağrıyı azaltmak, uykuyu düzenlemek ve depresyonu tedavi etmeye yöneliktir. Antidepresanlar, ağrıı kesiciler, uyku düzenleyiciler ve kas gevşetici ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmadır.
📍Uyumadan önce çay, kahve, alkol, kola gibi maddelerden uzak durmak gerekir.
📍Fizik tedavi uygulamalarından sıcak uygulama, derin ısıtıcılar ve elektriksel stimülasyon, masaj ve kaplıca kürleri tavsiye edilir.
📍Sıcak ve kuru hava fibromiyaljiye iyi gelebilir.
📍Hastanın bu hale yakalanmasına neden olan ortamdan uzaklaştırılması ve stresten arındırılması onun için en büyük adım olacaktır. Stresten arındırılmış, düzenli bir yaşam, dengeli beslenme ve düzenli uyku tedavinin en önemli anahtarlarıdır. Vücut dinlenemediği sürece kişi, günlük yaşamda karşılaştığı en ufak bir olaya bile aşırı tepki verecektir.
📍Sıcak tedaviler, elektrik simülasyonları, kaplıca ve masaj gibi fizik tedavi uygulamaları oldukça etkilidir.
💠Fibromiyalji'den korunmak mümkün!💠
🔺Sağlıklı, dengeli ve hafif beslenmek,
🔺Hava koşullarına uygun giyinmek,
🔺Havasız ve kişide gerginlik yaratan ortamlardan, hava akımlarından, sigara içmekten ve içilen ortamlardan uzak durmak,
🔺Haftada birkaç gün düzenli egzersiz yapılmalıdır. Yapılabilecek egzersizler arasında; gevşeme egzersizleri, germe egzersizleri, kardiyovasküler kondüsyon egzersizleri, düşük yoğunlukta yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme, su aerobiği vb.
🔺Fibromiyalji'de uygulanan ilaç tedavisini amacı; ağrıyı azaltmak, uykuyu düzenlemek ve depresyonu tedavi etmektir. Buna bağlı olarak; antidepresanlar, ağrı kesiciler, uyku düzenleyiciler ve kas gevşetici ilaçları mutlaka doktor kontrolünde kullanmak,
🔺Uykudan evvel; uykunun kalitesini düşürecek ve engelleyecek; çay, kahve, kola gibi maddelerden uzak durmak ve uykudan en az 3-4 saat evvel yemek yemeyi bırakmak vs. bu hastalıktan korunmak adına yapılabilir.
🔺Şifalı bitki çayları içmenin yanında, magnezyum, selenyum ve C vitamini yönünden zengin yiyeceklerin tüketiminden oluşan bir diyet uygulanması fibromiyaljinin tedavisininin temelini oluşturur.

İLETİŞİM 05389 71 1155


🌱🌱FİBROMİYALJİ VE BİTKİSEL TAKVİYELER🌱🌱
🌿OMEGA 3 yağ asitleri günlük yorgunluğu ve ağrıyı hafifletmeye, bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı olur
🌿MAGNEZYUM Fibromiyalji'de ağrının şiddetini azaltmıştır.
🌿C VİTAMİNİ KOMPLEKSİ bağışıklık sistemini güçlendirir ve kullanılan BİTKİSEL takviyelerin emilimini arttırır. Ve C vitamini enerjiyi arttırır, yorgunluğu azaltmaya yardımcıdır.
🌿 AKGÜNLUK Yapılan çalışmalarda akgünlük bitkisinin anti-enflamatuar yani iltihap önleyici etkisi olduğu artrit gibi iltihaplı hastalıklarda ödem ve ağrıda belirgin azalma sağladığı gözlenmiştir. İltihaplı eklem romatizması, kireçlenme, sırt ve eklem ağrıları, hareket kısıtlılıklarını azaltmada bu bitkiden yararlanılabilir.
Ayrıca bu harika bitkinin balgam söktürücü, nefes darlığını giderici özellikleriyle özellikle astım hastalarında nöbetleri azalttığı, nefes alma kapasitesini arttırdığı gözlenmiştir. Bunlara ek olarak yara iyileştirici, stres ve depresyonu gidermeye yardımcı, hafızayı güçlendirici etkileri de vardır.''
🌿GOTU KOLA, AT KESTANESİ KOENZİM Q10 sakinleştirici, kaygı giderici, anti stres etkileri ile Fibromiyalji'de ETKİLİDİR. Fiziksel ve zihinsel yorgunluğa iyi gelir. Bağ dokularını güçlendirir. Sertleşmiş bağ dokusu oluşumunu en aza indirir. Bağışıklık sistemine iyi gelir ve antioksidandır.
🌿GİNGKO BİLOBA Fibromiyalji belirtilerini hafifletmeye yarar.
🌿SARI KANTARON Fibromiyaljiyi tedavi eden bir diğer bitki ise sarı kantarondur. Bu orta boylu bitkinin uzun, sarı yaprakları vardır. Bu bitki genellikle depresyonu tedavi etmek için kullanılır ve bu alanda çok başarılıdır. Depresyon fibromiyalji ile ilişkilendirilen temel semptomlardan birisidir, bu yüzden iyi gelen her şeyi akılda tutmakta fayda vardır.
Sadece depresyona yardımcı olmakla da kalmıyor, sarı kantaron bitkisi aynı zamanda ağrıyı da azaltıyor ve uykusuzluğu tedavi ediyor.
🌿SIVI PROPOLİS Bağışıklığı güçlendirir.
🌿PROBİYOTİK Bütün Bağışıklık hastalıklarının temeli bağırsaklarda atılır. Bunun dışında Fibromiyalji hastaları kilo kontrolünde olmalıdır. Probiyotik ilk bir ay düzenli kullanılmalı.
💠DİĞER BİTKİSEL ÖNERİLER;
🍃İbrahim Saraçoğlu Kürü
Malzemeler:
3-4 adet karanfil
1 tutam rezene
1 tutam rezene
1 tutam karabaş otu
1 tutam anason
1 tutam melisa
1 tutam kekik
yarım çay kaşığı toz zencefil
1 adet çubuk tarçın
Hazırlanışı:
Öncelikle bir karışım tenceresi seçin.
Bu tencerenin içine bir litre kadar su ekleyin ve kaynamasını bekleyin.
Bu bitkilerin tamamını teker teker bu kaynar suyun içine atın. Bu şekilde beş dakika demlenmesini bekleyin.
🍃Kırmızı biberin bu hastalığın semptomlarını tedavi ettiği görülmüştür. Kırmızı biberin içindeki kapsaisin çok etkili ve doğal bir ağrı kesicidir. Ağrıyı azaltan kremlerin çoğunun içinde kırmızı biber bulunur, çünkü bu madde kas ağrılarını azaltma yeteneği ile bilinmektedir.
Kas ve eklemproblemi olan fibromiyalji tedavisi için kasları rahatlatıcı özelliklere sahip bitkilerin kullanılması şiddetle tavsiye ediliyor. İşte size sunduğumuz bazı doğal tarifler:
🍃İki yemek kaşığı kurutulmuş kekik ve yarım litre su ile bir çay hazırlayın. Sabahları, ağrı bağladığında ya da ne zaman isterseniz, bir bardak içebilirsiniz.
Yukarıdaki kekik çayınız hazırken, küvetinizi de sıcak suyla doldurun. 15-20 dakika banyoda kalın
🍃Bir parça bezi elma sirkesiyle ıslatıp fibromiyalji ağrısı olan bölgeye ovalayarak uygulayın.
🍃İki gram söğüt kabuğu ve bir bardak suyu beş dakika boyunca kaynatın. Söğüt kabuğunu aktarlarda bulabilirsiniz. Günde iki ila üç bardak arası için. Söğüt, birçok ağrı kesicide kullanılan salisin içerir. Ağrıyı azaltmasının nedeni budur.
🍃Oda sıcaklığındaki suya iki çay kaşığı toz halinde veya rendelenmiş zencefil ekleyin ve bekletmeden için. Bunu günde iki kere yapın.
🍃
Küçük bir yemek kaşığı mayasıl otunu bir bardak suya ekleyip beş dakika kaynatın. Ateşten aldıktan sonra soğumaya bırakın ve süzün. Ilık bir şekilde, günde iki kez için.
🍃100 gram kurutulmuş at kuyruğu otunu bir litre suyun içerisinde yarım saat kaynatın. Kaynattıktan sonra süzün ve günde iki bardak için.
📝Araştıran, Hazırlayan Özlem Ayral